18 Nisan, 2021
Mihneti Baba'nın Kendi Anlatımından
25 Mart, 2021
Mahzuni Şerif Zevzek Türküsünü Kim İçin Yazdı?
Mahzuni Şerif Zevzek Türküsünü Kim İçin Yazdı?
Zevzek bir kimlikten ziyade bir tip. 35 yılı aşan sanat yaşamımda Zevzek gibi çok enteresan tipler türküledim. Bunlardan; Mamudo, Abidağa, Murti, Abur Cubur Adam, Çürük Hababam, Sümsük, Keyfo, Babo hatırlayabildiklerim. Bunların hepsi bizim toplumda günlük karşılaştığımız tipler. Zevzek bunların sonuncusu ve hemen hemen Anadolu insanının her on beş, yirmi ailesinden birisinde karşılaştığımız tiplerden. Başıboş, patavatsız, aklına düşeni söyleyen, ileriden geriden nasiplenmeyi düşünmeyen, özellikle boy ve posuyla mütenasip aptal fikirler taşıyan, elinde avucunda biriken birkaç kuruşu bıçak, kama, tabanca gibi zararlı gösterişlere harcayan insan tipi. Bu tipler her zaman kültürsüz insanlarımızdan çıkmıyor, akademik hüviyetli zevzeklere de rastlanıyor.
Mahzuni Şerif
*24 Şubat 1996 tarihli Cumhuriyet Gazetesine vermiş olduğu bir röportajdan.
Türkü Bestelemek Hakkında Yavuz Top'un Düşünceleri
Halk müziğinde beste olmaz denir. Oysa dün de bu müzik besteleniyor ve söyleniyordu. Dinleyenlerde bunu dilden dile, kulaktan kulağa naklediyorlardı. Anonimleşme de böyle oluşuyordu. Sözlü edebiyattan yazılı edebiyata geçemediğimiz için, zamanla halk ozanının kişiliği siliniyordu bu türkülerden. O dönemlerde insanlar kağnılarını da sazlarını da kendileri yapıyorlardı. Oysa günümüzde bu talepleri karşılayan firmalar var. Saz alacaksa bu işi yapan firmalara gidip alıyor. Ağlayacaksa ya da oynayacaksa kaset alıp ağlıyor ya da oynuyor. Kısacası üretmeye gerek duymuyor artık.
Dedelerimiz, babalarımız bizlere bir yığın türkü bırakmışlar. Bizler de yıllardır bunu kullanıyor ve tüketiyoruz. Peki biz, bizden sonra geleceklere ne bırakacağız? Ateşi beslemezsen kül olur gider. Bunun için de halk müziğinde beste yapmak gerekiyor. Kısacası ateşi beslemek gerekiyor. Sanatçı geçmişten aldıklarının üzerine, kendi çağının birikim ve beğenilerini ekleyerek geleceğe ulaştırmak zorundadır. Geçmişten çok şey bize kadar ulaşmadı. Bugün yapılanların birçoğu da belki geleceğe kalmayacak ama mutlaka beste yapılması gerekiyor.
Yavuz Top'un 28 Haziran 1998 tarihinde, Cumhuriyet Gazetesi'ne vermiş olduğu bir röportajdan.
30 Ocak, 2021
Ozan Rehberi Kimdir?
Sivas'ın Divriği ilçesine bağlı Karakuzulu köyünde 1953 yılında doğdu. Asıl adı Ali Metin'dir. Babası Ahmet Bey, Annesi Hatice Hanım'dır. İlkokul mezunu olan ozanımızın dörtte çocuğu vardır. Yaşamının bir yarısında, Ankara'ya göçmüş ve Devlet Demir Yolları'nda (DDY) çalışmıştır. Yurdun bir çok yerinde çeşitli festival, konser ve etkinliğe katılarak ödüller almıştır. Yine döneminin tanınan, sevilen ve güçlü şiirleriyle adından söz ettiren ozanları arasında yer almıştır.
Mücrimi Baba'dan Bir Anı
Mücrimi der, işte bunlar bak yiyen
Nefse uyup hatır için bok yiyen
Bok yiyen var illa, bunlar çok yiyen
Bunlar var ki, bu dünyamız düzelmez
Tanık olarak orada bulunan Tahrirat Katibi Müderris Talat Bey, Mücrimi’nin felsefesiyle, devrimlerin en büyük destekçisi olduğunu belirtince hakim, gerçeği anlayarak takipsizlik kararı verir. Kolluk güçlerine de sözlü uyarıda bulunur. Hakim, ayrıca Mücrimi’nin üzerinde para olmadığından ona para vererek fotoğrafını çektirir. Konu ile ilgili rahatsız edilmemesi için, bir de fotoğraflı belge verir. Kendisine de “Kimseden korkma, Antep’in göbeğinde göğsünü gere gere bu şiirlerini oku, bundan sonra sana kimse dokunamaz” diyerek Mücrimi Baba’yı köyüne gönderir.
Bu anının altına küçük bir bilgi eklemesi yapalım: Mücrimi Baba yapılan suçlamaların aksine Cumhuriyet devrimlerinde kılık kıyafet düzenlemesine ilk destek verenler arasındadır. Yine harf devriminde yeni yazıyı öğrenerek çevresindekilere de kurslar vermiştir.
21 Aralık, 2020
Aşık Ali Rıza Yalçın Kimdir?
Sivas'ın Divriği ilçesi Çamşıhı yöresinin Kaygısız köyünde 1929 yılında doğmuştur. Babasının adı Hüseyin, annesinin adı Hatun'dur. Ailenin beşinci çocuğudur. Babası öğretmendir. İlkokolu Şahin Köyü'nde okumuştur. Daha sonra Yıldızeli'nin Pamukpınar Öğretmen Okulu'na kayıt olmuştur. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı okulu tamamlayamamıştır. Bu dönemde Aşık Veysel ile tanışmış ve saz çalmanın ilk adımlarını atarak genç yaşında kültürel çalışmalarla tanışmaya başlamıştır.
EL ETMEDİN Mİ
Niye inkar ettin sevmedim diye
07 Aralık, 2020
Öneri Kitap - 48
Yaklaşık sekiz aydır yeni bir kitap önerisinde bulunmadığımızı fark ettik ve sizlerin karşısına yine güzel bir öneriyle çıkmak istedik.
Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Sarıkaya Köyü’nde 1907 yılında dünyaya gelen Aşık Hüseyin’i konu edinen bu kitap, Dr. Reyhan Gökben Saluk’un titiz ve özverili çalışmalarının sonucunda okuyucuyla buluşmuş. Eserin yazılı tarihimiz için önem arz etmesinin yanı sıra, aşığımız ile ilgili de hazırlanan ilk yazılı çalışma olması da ayrıca önemli bir konu.1942 yılında bedenen aramızdan ayrılan aşığımız, kısa yaşamına neler sığdırmış, geride ne tür edebi eserler bırakmış, tüm bilgiler kitabın içerisinde bulmanız mümkün. Alıp okuyacaklar için, şimdiden keyifli okumalar olsun.
Aşığımızın bir şiiri ile de gönderimizi sonlandıralım:
Dilerim ki muradıma ereyim
Yarı yoldan geri döndürme güzel
Göster cemalini yüzün göreyim
Bütün umudumu söndürme güzel
Cismime yükledin çileyi gamı
Derdimi çekemez vapurla gemi
Çoktan unutmuşum neşeyi demi
Ataşlara beni yandırma güzel
Yanıyor içerim dumanım tüter
Selamın gelirse sorunum biter
Yüklendim gamımı dert katar katar
Yüzüme bakmadan kandırma güzel
Elim ile viran ettim hanemi
Mutlu yaşayalım kalan dönemi
Sensiz Hüseyin’in yoktur önemi
Feleğe koz verip yandırma güzel
21 Kasım, 2020
Çorumlu Aşık Kul Veli
“Tam 53 yaşındayım. 35 seneden beri sazımla diyar diyar dolaşıyorum. Tam dört yüze yakın mani, 100 kadar koşma, bir o kadar varsağ yazdım. Uzun zaman tek telli saz çaldım. Zaten bence şair olan insan, tek telli saz çalmalıdır. Çok telli sazı herkes çalar. Marifet tek telli sazı konuşturabilmektir.
Vallahi radyoya bir türlü aklım ermedi. Ben saz çalıp beyit okurken sesimin dünyaya yayıldığını bir türlü inanamıyorum. İnsana alay gibi geliyor bu iş. Allah 53 yaştan sonra bize bunuda gösterecekmiş! Doğrusu bir gün gelip sesimin dağlar, bayırlar, ormanlar aşarak memleket memleket yayılacağını düşünmemiştim… Medeniyet ne büyük işler başarıyormuş meğer…”
1943 yılında aşığımızın Ankara Radyosu’nda Baki Süha ile yapmış olduğu sohbetten iki paragraf paylaştık. Kendisi hakkında pek bilgi sahibi olmasakta açıklamalarından 1890 yılında doğmuş olduğunu anlayabiliyoruz. Kul Veli Baba’yı saygı ile anıyoruz, devr-i daim olsun.
16 Temmuz, 2020
Aşık Yoksuli Kimdir?
1944 yılında Malatya’nın Arapgir ilçesinin Ulaşlı Köyü’nde doğdu. Asıl adı Tevabil Temuroğlu’dur. Hayatı boyunca peşini bırakmayan yokluk, yoksulluk nedeni ile Yoksuli mahlasını kullanmıştır. Yaşamı boyunca sanatı ile halkının yanında olmaktan hiç vazgeçmedi. Güçlü sazı ve yöresel tavırları nedeniyle dönemin tanınan ozanları arasında yerini aldı. Mahzuni Şerif, Muhlis Akarsu, Abdullah Papur gibi ozan dostlarıyla birçok turne ve etkinliğe katıldı. 1985 yılında ağır koşullarda geçirmiş olduğu hapis yıllarının etkisi ile amansız bir hastalığa yakalanarak bedenen aramızdan ayrıldı. Yoksuli Baba’yı saygı, özlem ve minnet ile anıyoruz.
YARIN YOLCUSUN
Neyine aldandın yalan dünyanın
Bu gün misafirsin yarın yolcusun
Dağı taşı altın olsa evrenin
Bu gün misafirsin yarın yolcusun
Ben falanım deyi döver döşünü
Sanki mal mülk halledecek işini
Dolu sanma şu dünyanın boşunu
Bugün misafirsin yarın yolcusun
Tarihin akışı benzer volkana
Ne şahlara kalmış ne de sultana
Bir eylik etmişsen o kalır sana
Bugün misafirsin yarın yolcusun
İnsanlığı yıkar delidir deli
Başına çalınsın dünya parası pulu
Boşuna aldanma gardaş Yoksuli
Bugün misafirsin yarın yolcusun
23 Haziran, 2020
Aşık Haydar Öztürk Kimdir?
Aşık Haydar 1943 yılında Çorum'un merkez Karadona Köyü'nde doğdu. Asıl adı Haydar Öztürk'tür. Aşıklık geleneğine bir çok ozanımız gibi küçük yaşlarda ilgi duymaya başladı. Köylerine gelen dede ve zakirlerin etkisiyle saz çalmayı öğrendi. Gençlik çağlarında usta malı deyişler söyleyen Aşık Haydar daha sonra kendi bestelerini seslendirmeye başladı. Yöresinin kültürünü iyi özümsedi ve bunu sanatında başarıyla yansıttı. Dönemin tanınmış birçok ozanıyla konserlere ve turnelere katıldı. Aşığımız 2011 yılında ise bedenen aramızdan ayrılmıştır.








