20 Ağustos, 2026

Rıfat Ilgaz’ın Sivas Acısı: “Bu Bizim Ayıbımız…”

 


Madımak Oteli'nde katledilen 33 aydın arasında, Rıfat Ilgaz'ın edebiyat yolundaki en kadim dostu, onun eserleri üzerine inceleme kitapları yazmış olan yazar ve eleştirmen Asım Bezirci de vardı. Ilgaz, katliamdan sadece bir hafta önce Ankara'da bir ödül töreninde Metin Altıok, Behçet Aysan ve Asım Bezirci gibi isimlerle bir aradaydı. O gençlerin ve can dostunun yakılarak öldürüldüğünü duymak onu kelimenin tam anlamıyla yıkmıştı ve bu acıya bedeni sadece 5 gün dayanabildi.

Oğlu Aydın Ilgaz'ın, Sivas Katliam haberinin ardından babasının evinde derin bir sessizliğe büründüğünü ve ölmeden kısa süre önce de şu tarihi tespiti yaptığını anlatır:

"Bak Aydın; firavunlar piramitlerin içindeki tabletleri kırdılar. İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler'in ordusu bütün kütüphaneleri paramparça etti. Ama dünya insanlık tarihinde hiçbir zaman düşünürler, yazarlar, aydınlar bir binaya toplanıp, üzerlerine benzin dökülerek yakılmadı. Bu bizim ayıbımız..."

Rıfat Ilgaz, bu büyük acıya sadece 5 gün dayanabildi. 7 Temmuz 1993'te İstanbul'daki evinde, kalp krizi geçirerek bedenen aramızdan ayrıldı. Edebiyat dünyası, onun ölümünü tıbbi nedenlerin ötesinde "Sivas'ın acısına dayanamayan bir kalbin duruşu" olarak kabul etmiştir.

Rıfat Ilgaz'ın cenazesi, tıpkı hayattayken olduğu gibi ölümde de ayrılmak istemediği dostu Asım Bezirci'nin yanına defnedildi. Bugün her ikisi de İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'nda yan yanadır ve her yıl Temmuz ayında dostları her iki mezarı da birlikte ziyaret ederek anmalarını gerçekleştirirler.

"Yaşamla ölümün bir anlamı kalmadı. Her şey yalama oldu! Artık hiçbir şeye inanmıyoruz..."

Fotoğrafta yer alan üç büyük değerimiz Rıfat Ilgaz, Tarık Akan ve Kemal Sunal'ı büyük özlem, saygı ve sevgi ile anıyoruz!

01 Eylül, 2025

Rıfat Ilgaz ve Uğur Mumcu

 


2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı Rıfat Ilgaz’ı çok derinden üzer. Olayların yaşanmasının ardından “Yaşamla Ölümün Bir Anlamı Kalmadı” adlı son bir yazı yazar ve yazarlığı bırakma kararı alır.

Katliamın acısına sadece beş gün dayanabilir ve 7 Temmuz 1993 günü de bedenen aramızdan ayrılır. Çok yakın dostu olan ve Madımak Oteli’nde hayatını kaybeden Asım Bezirci’nin de yanına defnedilir.

Usta ismin yazarlığı bıraktığı son yazısı ise şöyledir:
“Yaşamla ölümün bir anlamı kalmadı. Her şey yalama oldu!” Artık hiçbir şeye inanmıyoruz. Yaşama da inanmıyoruz. Artık yaşam yalama oldu. Evden dışarı çıkmamak mı lazım? Bizim aklımız ermez oldu. Asım benim çok eski dostum. Benim için yıllarca çalışıp değerli kitaplar yazan bir yazar.

Yazar, kitapları yalnız kendisi için yazmaz. Kitaplar birer sevgi derlemeleridir. Asım aylarca yıllarca benimle yattı, kalktı. İyi günlerimde gülmüş; hapishanelerde, kelepçelerde ağlamış. Gözlerinin önünde 81’de kelepçeliyim. Asım yanımda. Türkiye’de, yaşama da ölüme de inanmıyor. Asım Bezirci yaza yaza kayboldu gitti işte. İnsanca yapabileceğimiz tek şey, şimdi Asım’ı saygıyla anmak.”

Peki ya Nesimi Çimen… Acaba haberleri var mıydı otel önünde toplanan ve oteli yakanların Nesimi’nin ne kadar büyük bir ozan olduğundan, curası ile hümanizm felsefesi yaptığından? Hiç dinlemişler midir Nesimi’nin Barış Güvercini adlı türküsünü…”

Fotoğraf: Rıfat Ilgaz ve 1993 tarihinde suikaste uğrayarak öldürülen büyük gazeteci Uğur Mumcu bir arada.

Bu paylaşımda konusu geçen ve geçmeyen tüm değerlerimizi büyük özlem ve saygı ile anıyoruz!

21 Eylül, 2019

Öneri Kitap - 15


Bu kitapta Asım Bezirci, Rıfat Ilgaz’ın yaşamı, kişiliği, şairliği, hikayeciliği, romancılığı, oyunları, anıları ve köşe yazarlığı eserlerinden seçmelere yer vermiş. Rıfat Ilgaz’dan bir şiir ile paylaşımı noktalayalım.

Kasnağından fırlayan kayışa
kaptırdın mı kolunu Alişim!
Daha dün öğle paydosundan önce
Zilelinin gitti ayakları,
Yazıldı onun da raporu:
<İhmalden!>
Gidenler gitti Alişim,
Boş kaldı ceketin sağ kolu...
Hadi köyüne döndüm diyelim,
tek elle sabanı kavrasan bile
sarı öküz gün görmüştür,
Anlar işin içyüzünü!
Üzülme Alişim, sabana geçmezse hükmün
Ağanın davarlarına geçer...
Kim görecek kepenek altında eksiğini
kapılanırsın boğazı tokluğuna.
Varsın duvarda asılı kalsın bağlaman
beklesin mızrabını.
Sağ yanın yastık ister Alişim
sol yanın sevdiğini.
Kızlar da emektar sazın gibi
çifte kol ister saracak!

Yarenlik 1943

YAZI ARŞİV