18 Ocak, 2025

Mahzuni Şerif Dom Dom Kurşunu Türküsünü Ne İçin Besteledi?

 


Domdom Kurşunu, yapısı özelliğiyle bir lirik parçaymış gibi gözükse de, eser 12 Eylül harekatından kaynak bulmuştur.

Mahzuni Şerif

Aşık Ali Nurşani Mahlası Nasıl Var Oldu?

 


Aşık Ali Nurşani, sanat hayatına başladığı dönemde mahlasını özgürlüğe vurgu yapmak adına Hürşani olarak belirler, ilk plağında yapılan matbaa hatasından dolayı da plak üzerine Nurşani yazılır. Sanatının kısa sürede ses getirmesi ve toplumda hızla tanınması nedeniyle de mahlasını değiştirmez. İşte bildiğimiz Nurşani ismi böyle var olmuştur.

Ali Ekber Çiçek Haydar Haydar'ı Nasıl Besteleğini Anlatıyor

 


Ali Ekber Çiçek: “Ben Haydar Haydar parçasına üç sene çalıştım. Yani o göz yaşlarımı dökmüşüm. Üç sene gece gündüz, bilhassa gece saat dörtlere beşlere kadar motif motif çalışmalar yaptım.”

Haydar Haydar’ı sabahlara kadar uzun çalışmalarla var eden Ali Ekber Çiçek, 1991 yılında yapılan Hacı Bektaş-ı Veli Anma Etkinlikleri’nde bu eşsiz eserinin icrasını gece saat 03.10’da gerçekleştiriyor. Geç saatlere rağmen salonun tıklım tıklım olmasının yanı sıra ortamda ki coşkuda gerçekten harikulade. Boşuna demiyoruz her şey eskiden çok daha güzeldi diye.

Ben Karayalçın'a Danışman Oldum Türküsünün Hikayesi

 


Mahzuni Şerif, Murat Karayalçın’ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu 1990 yılında, Karayalçın’dan gelen teklif üzerine Belediye’de Kültür ve Sosyal İşleri Daire Başkanlığı’nda danışman olarak göreve başlar. O dönem eşi Fatma Hanım Gaziantep’de öğretmenlik yapmaktadır. Fatma Hanım’ın tayini Ankara’ya kısa sürede çıkartılır ve Mahzuni Şerif ailesini de yanına alarak Ankara’ya gelir.

Görev süresi boyunca Murat Karayalçın ile istediği iletişimi kuramamasının yanı sıra kendisine bir oda dahi tahsis edilmemesi nedeniyle üç ay gibi kısa bir süre sonra da bu görevden istifa eder ve Ben Karayalçın’a Danışman Oldum şiirini yazar.

Murat Karayalçın bu istifadan sonrada değerli dostu Mahzuni Şerif’in kendileri için büyük bir fırsat olduğunu ve yararlanamadıklarını belirtir.

Kara Tren Yol Alıyor Cürek'ten


Feyzullah Baba’nın bu türküde de dile getirdiği gibi sanki Divriği Ankara olmuş yahut sanki Cürek Ankara olmuş dizeleri bir dönem Divriği’nin Cürek köyünde kurulan demir madeni tesislerine ithafendir. Bu maden işletmesi o dönem için sadece basit bir tesis olarak kalmamış bir köy yerine yapılabilecek tüm yatırımları da içinde barındırmıştır. İşçi lojmanları, ailelerin zaman geçireceği lokaller, market, tren istasyon binası ve daha birçok sosyal tesis sayesinde köyün nüfusu binlere ulaşmış ve yörede büyük bir iş istihdamı yaratılmıştır.

Yine meşhur Kara Tren Yol Alıyor Cürek’ten uzun havası da bu köy için yazılmış bir uzun havadır. Bazı türkü sitelerinde ve kaynaklarda Kara Tren Yol Alıyor Direk’ten dizesine denk geliyoruz, buna itibar etmeyiniz, hatalı bir yazımdır.

Fotoğraf Kaynak: Paşa Çınar ve H. Cem Çınar
Yıl: 1971

Neşet Ertaş Kendim Ettim Kendim Buldum Türküsünü Ne İçin Yazmıştır

 


Neşet Ertaş'ın çok sevilen ve çıkış yaptığı döneme damgasını vuran "Kendim Ettim Kendim Buldum" isimli türküsünü, evlilik hayatından canının çok yanması nedeniyle bestelediğini biliyor muydunuz?

17 Nisan, 2022

Aşık Daimi'nin Amcasından Kalan Türkünün Hikayesi

 

Paylaştığımız bu türkü, günümüzden yaklaşık iki asır önce Arguvan’ın Bozan köyünden yola çıkan ve Hekimhan’ın Mezirme köyüne giden misafirlerin yolda yakalandıkları tipi üzerine Daimi Baba’nın amcası Ahmet Çelebi tarafından yazılmış bir eserdir. Bu muazzam eser bir nevi seyahatname gibi de değerlendirilebilir. Tamamını dinlediğinizde yükselen Avşar Çayı’ndan geçmek için şalvarlarına değin çıkardıklarını ve çetin şartlarda atlarla zorlu bir yolculuk yaptıklarını anlıyoruz. Yolculuk, Mezirme köylülerinin meşalelerle misafirleri karşılayarak donmaktan son anda kurtarmasıyla noktalanır.


Türküden kısa bir kesit:



Aşık Bağrıyanık Tilki Destanını Anlatıyor

 


Aşık Bağrıyanık Başından Geçen Olaylar Sonrası Tilki Destanını Nasıl Yazdığını Anlatıyor

Köyümüzde, arazinin engebeli oluşu sebebiyle rençberlik oldukça ağırdır. Bizim 4-5 saatlik mesafelere giderek dağ yamaçlarında bulunan tarlalarımıza buğday, arpa vs. ekeriz. Ekim yapacağımız alanlar, bir yıl öncesinden herk edilir. Araçlar; öküz ve cılğa’dır. Bir tarihte komşumuz Musa Dağcı ile birlikte, Urutlar adı verilen mevkide herge gittik. Burası köye çok uzak olduğu için, geceleri eve dönmeyip orada kalıyoruz. Yiyeceğimiz, bir gün öncesinden gönderiliyor. Bazen bu iş haftalarca sürer ve biz, iş bitinceye kadar köye dönemeyiz. Aynı bölgede birden fazla herk eden vardır. Akşam olunca birbirlerimizin yiyeceklerini yürütmek bir adettir. Bu sebeple, yiyecekler büyük bir gizlilik içinde saklanır. Dayımın oğlu İlhami’ye köyden gelen dağarcık içindeki yiyecekleri saklamasını söyledim. O da almasınlar diye, yatarken başının altına koymuş. Osman Ağa’nın oğlu Karen, yiyeceklerin saklandığı yeri izlemiş ve gece herkes uykuya dalınca bunları yürütmüş. Sabahleyin yiyeceklerin başına gelenleri öğrendik ve açlığa talim ettik.

Bir sonraki gün İlhami, yiyecekleri bu defa herk ettiğimiz tarladaki kuşburnu ağacının dibine gömmüş. Bu defada bir tilki, dağarcığı topraktan çıkararak kenarını parçalamış ve içindeki yiyecekleri dağıtmış… Eh, dün Karen’in azizliğine, bugün de tilkininkine uğradık. Bu defa gelen yiyecekleri Musa Emmi herkte bizzat kendi saklamış. Sabahleyin yemek için oturduk bekliyoruz. Dağarcığı sakladığı yerden getirmeye giden Musa Emmi’nin ah vah içinde yakındığını gördük. Tilki yine dağarcığı topraktan çıkarıp içindeki yiyecekleri dağıtmış. İlhami dedi ki: “Ben tilkinin yuvasını biliyorum, gidip ona yaptığının cezasını verelim.” Hep beraber tilkinin yuvasının bulunduğu yere gittik, ancak tilki ne gezer. Bütün aramalarımız boşa çıktı. İşte tilkiye olan öfkemi dindirmek için o anda oturup şu destanı söyledim.

Ömrümde bir kerre çıkmışam herge
Seversin Mevla’yı azdan az harca
Bu gidişle bizi sokarsın borca
Nedir başımıza dönersin tilki
Dünyayı benim mi sanarsın tilki

Avcı değilim ki gezdirem tazı
Mevla’yı seversen ara ver bazı
Üstümüze kılarsın kaza namazı
Nedir başımıza dönersin tilki
Dünyayı benim mi sanarsın tilki

Nasıl bildin yiyeceğin hasını
Musa’ya çektirdin açlık yasını
Niye bozdun dağarcığın süsünü
Nedir başımıza dönersin tilki
Dünyayı benim mi sanarsın tilki

Sana mı çalışak altı ay yazı
Nerde buldun bizi tek yolunan kazı
Açlıktan çıkıyor midemiz gazı
Nedir başımıza dönersin tilki
Dünyayı benim mi sanarsın tilki

Ne kadar sürecek bunun devamı
Bu senin yaptığın kula reva mı
Çok aradık bulamadık yuvanı
Nedir başımıza dönersin tilki
Dünyayı benim mi sanarsın tilki

Gündüz gelmiyorsun görek aşikar
Senin yaptıkların bize yadigar
Nere götürürsün davetin mi var
Nedir başımıza dönersin tilki
Dünyayı benim mi sanarsın tilki

Aşık Bağrıyanık

Kaynak: Dr. Hasan Köksal
Fotoğraf: SAZ House

Nesimi Çimen Yazmış Olduğu Türküsünün Hikayesini Anlatıyor

 

Nesimi Çimen Yazmış Olduğu Türküsünün Hikayesini Anlatıyor

1989 yılında Almanya’nın Recklinghausen kentinde gerçekleştirilen bir etkinlikte sahne alan Nesmi Çimen’i izliyoruz. Nesimi Baba esere başlamadan önce söyleyeceği türkünün hikayesinden de bahsediyor. Hikayenin baş rolünde yer alan milletvekili olan Hamido hakkında kısa da olsa biraz bilgi verelim.

                            

Türküde adı geçen Hamido isimli milletvekilinin asıl ismi Hamit Fendioğlu’dur. 1919 Malatya doğumlu olan Hamido, Demokrat Parti’yi destekleği için bir dönem sürgüne gönderilir ve hapis cezasına çarptırılır. 1965 yılında Süleyman Demirel’in isteği üzerine Adalet Partisi’nden Malatya milletvekili seçilir. Milletvekilliği döneminde meclisteki kabadayılığı ve karıştığı kavgaları nedeniyle adından sıkça söz ettirir. Partisinin de bu durumdan rahatsız olması nedeniyle Adalet Partisi’nden ihraç edilir. 1977 yılında ise bağımsız girdiği seçimi, Malatya Belediye Başkanı olarak kazanır. Yaklaşık dört aylık belediye başkanı iken, evine postayla gönderilmiş bombalı paketi açması neticesinde, gelini ve iki torunu ile birlikte hayatını kaybetmiştir.

Hamido’nun ölümü, Cumhuriyet tarihinin ilk faili meçhul cinayeti olarak adlandırılmaktadır. Yaşamını kaybetmeden önce CHP’ye yakınlık duyduğu ve Bülent Ecevit ile görüşmeler yapmak istediği de bilinmektedir. Hamido’nun ölümünden sonra Malatya’da gerçekleştirilen ve birçok Alevi vatandaşın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Malatya Katliamı’da yine bilinmezleriyle dolu bir katliam olarak tarihte yerini almıştır.

Video Kaynak: Ulaş Baykal Tunç


25 Mart, 2021

Mahzuni Şerif Zevzek Türküsünü Kim İçin Yazdı?

 

Mahzuni Şerif Zevzek Türküsünü Kim İçin Yazdı?


Zevzek bir kimlikten ziyade bir tip. 35 yılı aşan sanat yaşamımda Zevzek gibi çok enteresan tipler türküledim. Bunlardan; Mamudo, Abidağa, Murti, Abur Cubur Adam, Çürük Hababam, Sümsük, Keyfo, Babo hatırlayabildiklerim. Bunların hepsi bizim toplumda günlük karşılaştığımız tipler. Zevzek bunların sonuncusu ve hemen hemen Anadolu insanının her on beş, yirmi ailesinden birisinde karşılaştığımız tiplerden. Başıboş, patavatsız, aklına düşeni söyleyen, ileriden geriden nasiplenmeyi düşünmeyen, özellikle boy ve posuyla mütenasip aptal fikirler taşıyan, elinde avucunda biriken birkaç kuruşu bıçak, kama, tabanca gibi zararlı gösterişlere harcayan insan tipi. Bu tipler her zaman kültürsüz insanlarımızdan çıkmıyor, akademik hüviyetli zevzeklere de rastlanıyor.


Mahzuni Şerif


*24 Şubat 1996 tarihli Cumhuriyet Gazetesine vermiş olduğu bir röportajdan.


YAZI ARŞİV