18 Ocak, 2025

Çile ve Mücadele İçinde Feyzullah Çınar

 


Divriği’ye bir konser vermiştik. Konserden sonra Feyzullah Çınar, Mustafa Pınar ve benim hakkımda gıyabi tutuklama kararı verilmişti. Ozan Mehmet Ali Karababa gece bizi bir ciple Cürek’e götürdü. Cürek demir madeninin çıktığı bir yerdi. Cürek’te kalabalık toplanmıştı bir konser de orada verdik. Bir gün orada kaldık. Feyzullah’ın köyü oraya yakındı, köyüne gitti. Bende Mustafa Pınar ile beraber gece trene binerek Ankara’ya geldik.

Divriği Erzincan’a bağlı olduğu için celp kararı geldi. Devlet Güvenlik Mahkemesine gitmek için otobüse bindim Erzincan’a gittim. Bir başka otobüsle Feyzullah Çınar da gelmişti. Beraber mahkemeye gittik. Mahkemede hakkımızda birçok iddialara yer verilmişti. Ama ifademizi aldıktan sonra bizi serbest bıraktılar. Yolda yürürken güldüm. Feyzullah halimize mi gülüyorsun? Dedi. Ona niye güldüğümü köyden bir hikayeyle anlattım. Bu sazla hükümeti devirmeye teşebbüsten, devleti tahkirden, Amerikan üslerine kadar, anlamadığım birçok kelimede vardı. Feyzullah’a ‘Biz neymişiz diye güldüm’ dedim.

Aşık İsmail İpek’in kendi anlatımından.

Fotoğraf: 1971 - Feyzullah Çınar

Fotoğraf Kaynak: Paşa Yalçın ve H. Cem Çınar

Aşık İsmail'in Kendi Anlatımından

 


1965 yılında askerlik görevimi tamamladım ve askerlik dönüşü 1966’da ise İstanbul’a gittim. İlk 45’lik plağımı orada okudum. Orada; Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Müslüm Sümbül, Sait Ateş, Arif Sağ, Hüseyin Kaçıran, Urfalı Babi Selahattin Sarıkaya, Selda Bağcan, Ali Cemal Çetinkaya, Sadık Gürbüz ve Daimi gibi ozan ve sanatçılarla tanışma imkanı buldum. Bir ay içinde ikinci plağı yaptım. Sözü Hüseyin Kaçıran’a ve müziği bana ait olan “Ruhumda Bir Sıkıntı Var” adındaki plak çok sattı, gerçekten rekor kırdı. Bu eserle çok tanındım ve sık sık konserlere çağrıldım.


Aşık İsmail İpek

18 Şubat, 2023

Aşık İsmail İpek'in Anlatımından

 

İrticalen şiir söyleyebilme ve atışma gibi geleneğin bazı unsurlarını çok iyi bilmekteyim. Bizim yörenin aşıkları irticalen söylemede de çok güçlülerdi. Bir seferinde benim de ustam olan Mahrumi Baba Ankara'da benim misafirimdi. Çaldı söyledi. Sözlerden çok etkilendim. Kısacası aynı eseri tekrar söylemesini rica ettim. Bana dönerek ve gözümün içine bakarak: "Geçti" dedi. Ve devamla: "Ben onu irticalen söyledim. Yazsaydın tekrar söyleyebilirdim. Ancak şimdi aynı sözleri söyleyemem..." dedi.

Aşık İsmail İpek'in anlatımından.

YAZI ARŞİV