18 Ocak, 2025

Hasret Gültekin: Ben Yeni Kuşağım

 


Ben yeni kuşağım. Türkiye’de bir takım olguların değiştiğine inanmayan bazı kişilerin artık buna inanma zamanları gelmiştir. Öyle ki, günümüzde artık çağdaş şiir edebiyatı söz konusudur. Benim yaptığım müzikte çağdaş bir müziktir. Kaynağım halktır, yani halkın içinden çıkan düşünceye kulak veririm. Dolayısıyla halkın kendisinden çıkan halk müziği benim hedefimdir. Ancak, her türkü halk müziği demek değildir. Şunuda söyleyeyim çağdaş folk müziğinin de etkisinde müzik yaratıyorum…

Gelecekte çok yüksek kaset satışlarını ve yüklü paralar kazanmayı hedeflemediğini söyleyen Hasret Gültekin, yalnızca önemli bir insan olmak istediğini yaptıkları doğrultusunda müziğe birer alternatif getirmek arzusunda olduğunu üstüne basa basa söylüyor. Önümüzdeki aylarda halk müziği-flamenko karışımı bir kaset yapmak istediğini vurgulayan sanatçı, ilerisi için “hasır altı” kalmış bazı halk müziği gerçeklerini gözler önüne sericeğini, çünkü bu topraklarda var olan zengin müzik kültürünün farkında olmadan unutulduğunu da sözlerine ekliyor.

Yaşının henüz genç olmasına rağmen Gün Olaydı ve Gece ile Gündüz Arasında adlı iki kasetiyle beğeni kazanan Hasret Gültekin, anlaşılan o ki, kısa zamanda çok büyük işler yapmayı amaçlıyor. Ve her sözün arasında, bir çok meslektaşına eleştiriler yağdırırken, Ruhi Su’dan bahsetmeden geçemiyor… O büyük bir usta diyen genç sanatçı, Ruhi Su’nun tutkulu bir hayranı olduğunu vurguluyor.

Müzik Magazin Dergisi - 25 Eylül 1989

Talip Özkan'ın Hasret Gültekin Hakkındaki Düşünceleri

 


“Büyük bir gelecek vaat ediyordu, çok geleceği güzeldi, çok hemde. Orada kaldı maalesef. O yıllarda bu kadar şeyleri yapan adam günümüzde hayatta olsaydı herhalde çok güzel şeyler yapacaktı. Sonra okuyuş tarzı dokunaklı ve otantikti.”

Talip Özkan’ın Hasret Gültekin’e dair düşüncesi.

20 Eylül, 2019

Unutulmuş Bir Ozan Abuzer Karakoç


Cesaretli ve üretken halk ozanı... Bir yanında memleket hasreti, bir yanında amansız hastalığı onu yaşarken büyük acılara sürüklemiş.. Ne yazık ki aramızdan ayrılmasından sonra da çokça unutulmuş bir isim. Sosyal mecralarda yeni bir fotoğrafına, ses kaydına, plağına denk gelmeniz maalesef çok zor. Adına düzenlenmiş bir anma programı, hayatını konu edinen bir kitabı vs. maalesef ki yok. Hal böyle olunca bize de burada bir kaç cümle ile onu anmak düşüyor.

Geride bıraktığı onlarca bestesi olan Abuzer Karakoç'un belkide en aklımızda kalan çalışmalarından olan, Alvar Deyişleri albümünün müzikal kalitesinin ne denli yüksek olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Hasret Gültekin'in eşsiz bağlamalarının üzerine, Abuzer Karakoç'un yanık sesi de eşlik edince efsane bir çalışma ortaya çıkmıştı. Bu çalışmayı bu denli özel ve hisli kılan, stüdyoda Abuzer Karakoç'un amansız hastalığı yüzünden oksijen maskesiyle ara geçişlerde nefeslenmesi, diğer yandan her öksürüşünde elinde tuttuğu mendiline kan tükürmesi olabilir. Bu kayıtlar sırasında da sık sık gözyaşlarına hakim olamamış. Ne acı ama değil mi?

Onları saygı ve özlemle anıyoruz.

Fotoğrafta ise Hasan Kaplani ve Abuzer Karakoç’u görüyoruz. Yıl ise 1981.

YAZI ARŞİV