23 Ekim, 2019

Bir Çınar, Feyzullah Çınar..


Feyzullah Çınar’ın plakları yüz binler satar ancak bu plaklardan maddi kazanç elde edemez. Geçim sıkıntısına düşer. Yakın dostu Fikret Otyam dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Vedat Dalokay’a bir mektup yazar ve iş verilmesi hususunda yardım ister. Mektupta ise şöyle yazmıştır: “Şu parktaki adamın, yiğit bir halk çocuğumuzun, namuslu bir halk ozanının aç gezdiği Başkent’te tok gezmekten utanıyorum. Selam.”

Değerli ozanımız Feyzullah Çınar 23 Ekim 1983 yılında bedenen aramızdan ayrılmıştı. Bugün ölüm yıl dönümü. Onu saygı ve özlemle anıyoruz. Fikret Otyam Babayı da iyi ki tanımışız. Çok büyük bir ustadır kendisi. Devirleri daim olsun.. Sanatları asırlarca yaşasın!

20 Eylül, 2019

Ne Demek Mekruh? Ne Demek Kızılbaş?


Çocukluğumda Aksaray’da pazar Çarşamba günleri kurulurdu. Eczanemizin önünde bir meydan var. Meydana köylüler gelir. Ne satıyorsa; yağdı, yumurtaydı, peynirdi falan… Biz tereyağı çocuğuyuz. Sahtekarlık yoktu o zaman. Mis gibi tereyağlar. Babam “git bir cingil yağ al” dedi. Cingil şöyle bir bakır kap. Gittim bir adam orada, pos bıyıklı, sigaradan yanmış bıyığı. Üstü başı yırtık ama önündeki yağın üzerindeki bez koladan çıkmış gibi. Tam parayı verirken 60 kuruş mu, 55 kuruş mu, oradan bir kol yapıştı “yürü git” dedi. Bir baktım müezzin İbrahim Efendi amca, nur içinde yatsın. “Ulan dedi bunlar Alevi, bunlar Kızılbaş. Bunların kestiği yenmez, mekruhtur” dedi. Hiç kulağımdan gitmiyor. Bugün 88 yaşındayım, bu anlattığım hikaye 7 yaşındayken. Gittik başka yerden yağ aldık, eczaneye geldik. Babama da şikayet etti “Kızılbaşlardan yağ alıyordu, önledim” dedi. Şurama işledi bu benim. Ne demek mekruh? Ne demek Kızılbaş? Ne demek Alevi? Neden yenmez? Zamanla öğrendim ki bunlar Yavuz Sultan Selim’in kılıcından kaçan, Hasan Dağı’na sığınan Aleviler. Bunlara merak saldım ben. 1953’te mezun olunca dedim ya gazete için gittim diye, işte kendimi Alevi köylerinde buldum. 20 yıl sonra peşine düştüm yani. Zaten o arada da alevilikle ilgilendim, hep kitap okudum.

Fikret Otyam

Fikret Otyam'dan Feyzullah Çınar'a


Fikret Otyam'dan Feyzullah Çınar'a;
Feyzullah, Anadolu kültür mirasını en yiğit, en içten ve bir güzellikte olması gereken, güzeli güzel ve daha güzel yapan, nice öğeleri yabana atmadan bu mirası en hasından kullanan bir sanatçıdır. Çağının da adamı olarak, yani ayağa yere basarak, sağlam basarak.

Bu bin yıllık dostu, fazla övdüğüm, hatır için övdüğüm, kolladığım, abarttığım gelmesin aklınıza. Yapmam böyle şey, ama yapmak istediğim bir gerçeği teslim etmektir. Yiğidin hakkını yiğide vermeye yardımcı olmaktır. İçinde bulunduğumuz hay huy arasında değerinin farkına varamadığımız halkımızın bir usta ozanı için daktiloma dökülen duygularımdır onun sazı ve sesi gibi yalansız dolansız. Elimde kimileri göçüp giden nice usta ozanımızın sesleri vardır bantlar dolusu; Dedim ya, en çoğunu Aşık Feyzullah Çınar kapsıyor... Yıllar yılı çeşitli ruh dünyası içinde çalıp söylediği deyişler. Feyzullah halkımızın malıdır, hepimizindir. Bu bantları da ötekiler gibi gerçek sahibi halkımıza sunmak isterim, dinlediğiniz zaman bu yazının eksik kaldığının farkına varacaksınız.

YAZI ARŞİV