10 Aralık, 2025

Yayıncı ve Yazar İlhan Erdost Kimdir?

 


1980 darbesinde gözaltındayken görevli erler tarafından dövülerek öldürülen yayıncı ve yazar İlhan Erdost'u, bedenen aramızdan ayrılışının 45. yılında saygı ve büyük özlemle anıyoruz.

O döneme dair çarpıcı bir detay olarak, Erdost'un gözaltına alınmasına neden olan kitabın, Friedrich Engels'in doğa bilimlerini konu alan "Doğanın Diyalektiği" olduğu bilinir.

İlhan Erdost'un ölümünden sonra, 25 Şubat 2020 tarihinde vefat eden ağabeyi Muzaffer Erdost, kardeşinin anısını yaşatmak için kendi adına "İlhan"ı ekleyerek "Muzaffer İlhan Erdost" adını kullanmaya başlamıştır.

Leman Sam'dan dinlediğimiz "Ağıt" isimli eser de yine İlhan Erdost için bestelenmiştir.

Türkiye'nin yakın tarihi, acı ve dram dolu sayısız hikayeyi barındırıyor. İlhan Erdost'un hikayesi, o dönemin bilinmeyen binlerce trajedisinden yalnızca biri olarak kalbimizde derin bir iz bırakmaya devam ediyor. Geçmişini iyi tanıyanlar olarak bize yapılanları asla unutmuyoruz!

Sizlerin huzurunda İlhan Erdost'u ve Muzaffer İlhan Erdost'u saygı ve özlemle bir kez daha anıyoruz. İlhan Erdost'un kızları; Türküler ve Alaz'a da selam ve saygılarımızı iletiyoruz.





18 Ocak, 2025

Nejat Birdoğan Daimi Baba'dan Bahsediyor

 


Daimi’nin bana verdiği sonsuz derslerin karşılığında ben 8-10 tane Alevilikle ilgili kitap yazdım. Hatta ilk yazdığım Anadolu’nun Gizli Kültürü Alevilik kitabındaki Cem Törenleri, tamamen Daimi’den öğrendiğim şeylerin kitaba yansımasıdır.

Aşık Daimi Baba’nın yakın dostu Halk Bilimcisi duayen Nejat Birdoğan’ın anlatımından.

Kaynak: 1995 yılında Ahmet Koçak’ın Radyo Umut’ta Nejat Birdoğan ile gerçekleştirmiş olduğu söyleşi.

Daimi Gece Yarıları Uykusundan Kalkarak Şiirlerini Yazardı

 


Daimi, gece yarıları uykusundan kalkarak şiirlerini yazardı. Her gün akşama kadar Alevi halk müziği ile ilgili olan bir kişi düşünün; Alevilerin yüzyıllardan beri süregelen deyişleriyle içli dışlı olan bir kişi düşünün, ki Aşık Daimi olsun. Doğal olarak ruhu inceliyordu. Geceleri uyku uyumadığını da biliyorum. Kimi zaman gece 3’ten, 4’ten sonra kalkıp bu şiirlerini kaleme alıyordu.

Daimi’nin şiirlerini iki parçaya ayırmak mümkün: Bireysel duygularını işlediği şiirler. Sözgelimi:

Bir seher vaktinde indim bağlara
Öter şeyda bülbül gül yarelenir
Bakmaz mısın sinemdeki dağlara
Derdimi söylesem dil yarelenir

derken bireyseldir. Ama bir yandan da (...) :

Bana eğilsin melekler
Madem ki ben bir insanım

derken tüm Türkiye’de o zaman için var olan yirmi milyon Alevi’ye bir şey anlatıyordu. Bu Hakk’ın insanda tecelli etmesiydi. (...) Alevilerde var olan ‘’Hakka yürümek’’ sözcüğü - ki ölümün yerine kullanılan bir sözcüktür - ben Daimi’den dinlemiştim, öğrenmiştim. Ya da biz ‘’filan kişi öldü, onu toprağa verdik’’ derken, Daimi ‘’Hayır, böyle demeyeceğiz’’ diyordu: ‘’Hakka yürüdü ve onu yolcu ettik’’.

Nejat Birdoğan

Kaynak: Radyo Umut, 15 Kasım 1995 (Aşık Daimi’yi Anma Programı)
Arşiv: Ahmet Koçak

Fotoğraf Kaynak: R. Radyo Dünyası, 1952
Arşiv: Abdullah Bozdemir

Nesimi Çimen: 9 Ay Sigortalı Çalıştım

 


Dokuz ay sigortalı çalıştım. Onu da Yaşar Kemal sağlamıştı. 1962’de Kadirli’den İstanbul’a gelip Yaşar Kemal’e gittim. İş bulmamda yardımcı olmasını istedim. O da Behçet Kemal Çağlar’ı araya koydu. “Ben arada olursam iş vermezler. İyisi mi kıramayacakları birisini bulalım.” diye Behçet Kemal Çağlar’ı bulduk.

Nesimi Çimen

Metin Turan’ın Nesimi Çimen ile gerçekleştirdiği söyleşisinden kısa bir anlatım.

Bu söyleşi aynı zamanda 1993 Haziran’ın son günlerinde, Sivas’a gitme hazırlığında olan ozanımız ile akşam vakti Ankara’da Kardelen Restoran’da gerçekleştirilmiştir.

Fotoğraftakiler soldan sağa: Ozan Muharrem Yazıcıoğlu, Nesimi Çimen, Selahattin Uslu
Ayaktakiler: Musa Seyirci, Rıza Hasgül

Ahmet Kaya'nın Cemal Süreya ile Olan Söyleşisinden Bir Kesit

 


O zamanlar Abuzer Karakoç’la rekabet halindeydim. En uçta, zirvede olan oydu. Türkiye koşullarında Zülfü vardı, ama star değildi. Zülfü yurtdışında yaşayan bir adamdı. Türkiye’de Abuzer vardı. Cem vardı. Ben kendi ilişkilerim içinde Abuzer’le rekabet ediyorum. Ondan daha iyi çalmalıyım, daha iyi şeyler yapmalıyım diye.

Derken 1977 yılında askere gittim. Askere gitmekle birlikte bende ideolojik anlamda köklü değişiklikler başladı. 2 Eylül 1977, gecekondu mahallesinde çalışmalar, daha önce Van depremi, o yoğun gidiş gelişler... Kasım 77’de askerdeydim.

1984’te Hasan Hüseyin Demirel’le bir mangal başı muhabbetinde Ahmet Kaya olmaya karar verdik. Olay böyle yani.

Ahmet Kaya’nın Cemal Süreya ile 1989 yılındaki söyleşisinden bir kesit.

Fotoğraf Kaynak: Stüdyo Celal

Bir Değerli Halk Bilimcisi Battal Pehlivan

 


Değerli halk bilimcisi, araştırmacı yazar Battal Pehlivan’ı bedenen aramızdan ayrılışının 30. Yılında, sevgi, saygı ve büyük özlem ile anıyoruz.

Battal Pehlivan, kısacık ömrüne on bir kitap sığdırmış, halk edebiyatı için de sayısız araştırmalarda bulunmuştur. Aynı zamanda Sivas Katliamı’nda da otelden kurtulabilen 35 canımızdan birisidir. Kardeşi İsmail Timur Pehlivan’ın deyimiyle de katliamdan kurtulduğuna hiç sevinmemiştir. Yaşadığı ağır katliamın sonucunda, kaybettiği onlarca dostunun acısına daha fazla dayanamamış, tıpkı Rıfat Ilgaz gibi, 93 Temmuz’a yakın bir tarihte de bedenen aramızdan ayrılmıştır.

Paylaştığımız görsel Battal Pehlivan’ın cenaze törenine aittir.

Fotoğrafın kaynağı ise kendisi gibi halk bilimcisi olan kardeşi İsmail Timur Pehlivan’dır.

YAZI ARŞİV